Destpêk
Ev xebat ji wateya bêjeyan hatiye darxistin. Di vê xebatê de bêjeyên heremî ku ên herema Nisebînê û herema Torê ne, bêjeyên nû û bêjeyên klasîk hene. Xebat wek ferhengekê hatiye amadekirin. Di vir de bêjeyên kurdî û wateya wan ya tirkî hatiye nivîsîn. Ev lêgerîn wek xebatan gelek salane ku di dawiyê de hatine tomarkirin û wek ferhengekê hatiye amadekirin.
Bêjeyên Heremî
Bêrmês: Kirli
Milik: Kolluk
Pêşmalk: Önlük
Kelegerm: Sıcakkanlı
Kefşûn: Dağınık, karmaşık, su üstündeki çalı çırpı
Berîberdan: Başıboş, serbest bırakmak
Şeveder: Gece dışarıda kalan
Şevîn: Yatılı
Berojk: Kışın güneşe çıkmak, güneşlenmek
Gan: Cinsel sarkıntılık, fiziksel taciz
Dadî: Süt anne
Qemçik: Ense
Mers / Mars: Baskı
Kox: Ahır
Navder: Salon
Şibake: Pencere
Qubale: Duvarın içindeki dolap
Şekal: Ayakkabı
Kol: Gölgelik
Kolik: Küçük gölgelik
Mişar: Ekilen sıra
Şitaxalî: Konuşma
Şixul: İş
Ban: Çatı
Ra: Oy
Bend: Parti
Berberî: Rekabet
Sêwî: Cimri, yetim
Dizî: Gizli, Hırsızlık
Req: Kaplumbağa
Rîx: Büyük hayvan dışkısı
Bacanê reş: Patlıcan
Bacanê sor: Domates
Patat: Patates
Quleteyn: Akan suyu temizlemek için açılan geniş çukur
Zistan: Kış
Sûk: Çarşı, Pazar
Hêt: Duvar
Derzîka xiliqandî: Çengelli iğne
Nandar: Cömert
Sêlim: Merdiven
Xilqe: Kilit
Yanik: Kanepe
Tar: Mahalle
Sikak: Sokak
Sebet: Sandık
Qesîs: Cimri
Başonek: Yelpaze
Tevrik: Çapa
Matot: Pamuk toplama işi
Palayî: Hasat yapma işi
Pala: Hasat işi yapan kişi
Ifara: Toplatılan ekinlerden geriye kalanları toplama işi
Qubala: Bir işi belli bir süre içinde bitirme
Gêsin: Demirden yapılan toprak kazma aleti
Qoplî: Demirden yapılan ve toprağı düzleştirmek için kullanılan alet
Cercere: Harman öğütme aleti
Melhêp: Çatal şeklindeki harmanı ayıklama aleti
Berfdank: Kar atma aleti
Devger: Konuşamama hali
Gildikî: Bir çeşit heybe
Bergerî: Birinin bir şey yapması için ısrarcı olmak. Israr etmek.
Qurs: Yuvarlak, parlak ay veya benzeri, Dolunay.
Hew qasî: Ewqasî: O kadar, hepsi.
Kubandin: Ters çevirip koymak. (Beroş kubandin)
Darkut: Ağaçkakan
Niqir: Aralık, ara, ara açmak.
Quzelqurt: Zıkkımın kökü anlamında Kürtçe söz.
Şabaş: Övgü
Mers: Egemenlik, boyunduruk. (Nekete bin mersa wî)
Peritî: Yanmak, yanık
Şemixî: Rutubet, nem kapmak
Sersar: Dikkatsız, umursamaz
Xwîngerm: Sıcakkanlı
Navser: Yetişkin
Xemsar: Umursamaz, Duygusuz
Xemxur: Gam geçen, gamlı.
Hevkar: Ortak
Cihar: Turik: Heybe.
Aramgah: Dinlenme yeri, huzur yeri
Hengam: Vakit, zaman, mevsim
Nadide: Eşsiz, az bulunur.
Naçar: Çaresiz
Yadigar: Hediye, anı
Yegâne: Tek
Yekta: Tek
Bêjeyên Nû
Devruk: Bebeklerin yüzünü örten örtü
Goga qahvika: Üst üste konan taşları deviren kumaştan yapılan top
Rêşanêr: Yolgösterici
Navîngîr: Orta yolu bulan, uzlaştırıcı
Piştevanî: Destekleyen, yardımcı
Mayende: Daimî
Mirok: Ölümlü
Civan: Randevu yeri
Şandêner: Gönderici
Rewişt: Ahlak
Pîşe: Sanat, meslek
Peyrew: Takipçi
Mizginber: Müjdeleyici
Hişyarker: Uyarıcı
Rêwinda; Yolunu kaybeden
Destegîr: Yardımcı, destekleyen
Şevkor: Gece görmeyen
Xwazyar: İsteyen, duacı
Ewlegeh: Güvenilir yer
Perwerdekar: Terbiyeci, eğitici
Pêlîz: Oyuncak
Çilek: Açgözlü
Çînî: Sınıf, derece
Serdanvan: Ziyaretçi
Seraqetî: Daima
Gayîn: Cinsel ilişki
Rêşaş: Yolunu kaybeden, doğru yoldan çıkan
Zêdegavî: Aşırı giden
West: Orta
Ketim: Gizlemek, saklamak, bilmemek, tanınmamak
Rastgo: Doğru söyleyen
Qencîkar: İyilik, iyilik yapan.
Zad: Azık
Destteng: Cimri, borcunu ödeyemeyecek seviyede olan
Seg: Asker, zilam
Çikûs: Cimri
Jehrkuj: Panzehir
Cudaker: Ayrılıkçı
Veqetîner: Bölücü
Kehreba: Elektrik
Masîgir: Balıkçı
Lipeyçûn: Takipçi
Kare: Yapabilen
Rêgeh: Yörünge
Fitrimkirin: Döllenme
Çêrîgeh: Otlak
Rêşanîdan: Yolgösterici
Jinebî: Dul kadın
Mêrebî: Dul erkek
Mafsten: Hakkını alan, haklı
Mafjegir: Haksız
Bende: Kul, köle
Heyber: Haberdar olan, Canlı
Rûhber: Canlı
Dawîner: Son, sonlayıcı
Bêqidoş: Bahtsız
Qidoş: Baht, şans
Komîner: Toplayıcı
Miz: Ekşi ve tatlı arasındaki tat. Mayhoş
Şeytanok: Salyangoz
Zibirandin: Sıkıştırmak
Hewş: Ev
Efra linga: Bacak güreşi
Koçer: Göçebe
Dêmanî: Yerleşik
Tirbet: Birbirini tanıyan kişiler, hemşehri, dost
Kewger: Keklik avcısı veya yetiştiricisi
Cidwa: Ayrılmak, başka bir yere gitmek
Şîrê qehrê: Kahır sütü, zor süreçlerden geçen emziren kadının sütü
Çilek, bênefsî: Açgözlülük
Bavqun: Hakaret
Bavquz: Hakaret
Degel: Yetenekli, maharetli
Xerabceha: Viran, terkedilmiş yerleşim yeri.
Veşikest: Ara vermek, bitirmek.
Pirbêj: Çok konuşan kişi. Olumlu veya olumsuz olabilir.
Vebir: Sözleşme, antlaşma.
Qaçka wî hilandin: Kuyruk sokumu düzeltme
Xwînşêrîn: Cana yakın, sıcakkanlı
Xwîntahl: Soğuk kişilik.
Bîrewer: Bilen, farkında olan
Puçeraxkî: Yumuşak ve tadı hoş olan ekmek.
Cerisî: Sert, kurumuş ekmek. Bozulmuş ekmek.
Qeta: Yırtık, yırtılınca
Fêhtî: Utanma
Taqan: Bataklık
Kewş: Su üstündeki çalı çırpı
Çepel: Düzensiz
Dilman, dilmayîn: Kalp kırıklığı
Berîberdan: Sıradanlaşma, normalleşturme.
Qotik: Bela, hastalık
Nêza: Açlık.
Nehîte: Güçlü, kaba insan.
Gav: İnek
Gavan: Sığır, inek çobanı
Qepal: Düzensiz giyim, paçavra
Guvaştin: Sıkmak, sudan arındırmak
Awarebûn: Yabancılaşmak, kovulmak
Beşt: Evin tavanında kullanılan kereste
Şandelik: Bir şekil arı
Gevizandin: Rahatlık, dinlenme için durmak, uzanmak.
Qermiçî: Kırışık
Qurmiçî: Kırılgan, ağaç dalının kırılması
Veciniqî: İrkilmek, korkmak
Tar: Mahalle
Cok: Küçük su akıntısının oluşturduğu yol
Navcitî: Ayıran, orta yolu bulan
Veçirandin: Yırtmak
Dewisandin: Sıkıştırmak
Qerem: Ayak, bacak bütünlüğü
Qot: Baş, çıplak baş.
Hetikandin: Utandırmak, rezil etmek
Taveheyvê: Dolunay
Qermiçî: Buruşmuş
Melkes: Süpürge
Kizirandin: Yanık, yanık hale gelme.
Merş: Halı
Genî: Kokuşmuş
Kelaş: Ölü havyan leşi
Teqinandin: Bir yerde takılı kalmak
Vezilandin: Boylu boyuna uzanmak
Cêr: Su taşıma küpü
Qewêtî: Nasihat, birine bir şeyi yerine getirmesi için söz söylemek
Kabok: Diz
Terpilandin: Takılmak.
Keyandin: Herhangi bir şeyi ileri geri sallamak
Avreşandin: Bir yerin serinlemesi için yüzeysel sulamak.
Firikandin: Ovmak
Fetlonek: Daire, dönemeç
Rep: Sertleşmek, dik olma durumu
Neperûşk: Tırmalamak, tırnakla zarar vermek
Tevizî: Sakinleşmek, hareketsiz hale gelmek
Jê Vedizî: Saklamak.
Qurpik: Yutak. Bir dilimlik.
Jibîrvenekirin: Unutamamak
Çiyager: Dağcı
Çiyagerî: Dağcılık
Encam
Bi saya vê lêgerîne gelek bêjeyên ku di roja îroyîn de nayên bikaranîn derketin meydanê. Armancek vê xebatê ewe ku lêkolîner û ferhengzan van bêjeyan li ferhenga kurdî zêdebikin û nivîskarê kurd jî van bêjeyan di nivîs û helbestên xwe de bikarbînin. Ev xebat mîna genciniyekê ye. Her bêje bi wate û etîmolojiya xwe şaxekî jiyanê ji nav dîroka tozgirtî derdixê qada jiyanê. Di vê xebatê de bi taybetî keda dayika min Letifa heye. Spasiyên taybet ji bo dayika min Letifa be. Wek dî hin bêje dinav civat û dinav rûpelên pirtûkan de rastî min hatin. Bi hêviya ku ev lêkolîn bibe sedema xebatên nûjen.


